Longford 2006 Turkish

Posted by on August 8, 2012

movie image

Download subtitles of Longford 2006 Turkish

Bu havucun cinsiyeti ne acaba?
Devam ediyoruz.
Hey Cheyenne.
Böyle bir krizde bu hisselere
yatýrmak riskli deðil mi?
Tehlike benim göbek adýmdýr.
Niye hep buraya geliyoruz?
Kahve berbat.
– Buranýn havasý güzel.
Ýyi kahveyi nerede yapýyorlar?
– Napoli’de,
31 Mayýs 1984′te orada kahve içtin.
“Cheyenne ve Banyo Arkadaþlarý” turu sýrasýnda.
Cheyenne ve Kötü Arkadaþlarý.
Bu kriz devam ederse…
…resmi otobiyografimi yazabilirsin.
Bir keresinde yüzmeye gittiðinde,
çaldýrdýðýn ayakkabý ve elbiselerin…
…hakkýnda yazmak isterdim.
Napoli tehlikeli bir yer.
Tehlike heryerdedir. Sadece
onu her zaman görmezsin.
Ben Cheyenne.
– Biliyorum.
Ben Desmond.
Bu Desmondmuþ.
– Mary.
Cesaretim için özür dilerim Mary.
Seni babanla görünce sormak istedim.
Bir kez birlikte çýkabilir miyiz?
– O benim babam deðil.
Ýkinize bakýyorum da…
…sanýrým birlikte çýkmanýz
oldukça iyi bir fikir çünkü
Ne tür müzikler dinliyorsun?
Mariah Carey.
Davetin için teþekkür ederim Desmond
ama önümüzdeki 14 yýl meþgulüm.
Burada ters giden birþeyler var.
Ne olduðunu tam olarak bilmiyorum ama…
…birþey.
Hey Chey?
Hey, Nasýlsýn?
Tesco’nun fiyatý fýrladý.
Þimdi satarsam 30 bin
euro civarýnda kazanýrýz.
Aslýnda Borsanýn kazanmak için
iyi yer olduðunu sanmýyorum.
Gerçekten mi?
Ne yiyoruz?
– Pizza.
– Vejeteryan pizza.
– Þaþýrtmacalarla dolusun.
Seni sevme nedenlerimden biri bu.
Eðer kaybedersen, pizza ile ne yaparýz?
Ben asla kaybetmem.
Öyle mi?
– Bazen kazanmana izin veririm.
Gerçekten mi?
Peki bunu neden yapasýn ki?
Kendini bir aygýr gibi hissetmen için.
Oyun benim, 21′e 12.
Hep þu siyatik aðrýlarým yüzünden.
Hadi ama, sadece bazen
kazanmana izin veririm dedim.
Gerçekten bunu mu kastetmiþtin?
Tony’den haber var mý?
– Hayýr birþey yok?
MTV’den gelen zarfý açtýn mý?
Bana þu kremi verir misin?
Merak bile etmiyor musun?
– Sadece biraz, neden?
Bak büyük siyah leke görürsen
söyle, bu gerçekten iðrenç.
MTV, canlý yayýnlanan
küresel bir ada sahip.
Ve bu yýl özel bir konuk olarak…
…20 yýl aradan sonra Cheyenne
ve arkadaþlarýný istiyor.
Lady Gaga neredeymiþ?
Bunu hiç düþünmüyor musun?
20 yýl önce düþünmüþtüm?
Hala düþünüyorum.
Seni yatakta bekliyorum.
Çýplak.
Kimsin sen?
– Gelecek.
Kocanýzla konuþabilir miyim?
– Tabi ki, içerde.
Merhaba, Ben Steven,
AVM’de karþýlaþmýþtýk.
Bonnie Prince Billy’nin bir þarkýsýný
söylemiþtim. hatýrladýnýz mý?
Hayýr hatýrlamadým.
– Elbette öyle,
Çünkü çok berbat bir performanstý.
Berbat performans.
Grubumla benim bir demo albümümüz var ve sizin
ilk albümümüz için yapýmcýmýz olmanýzý istiyoruz.
Ben bir yapýmcý deðilim.
– Olmanýz gerek.
Oldukça inatçýsýnýz deðil mi?
– Oldukça.
Neden beni düþündünüz?
Gitar ustalýðýnýn üstünde ritim
gitarýnda baþta gelen biriydiniz.
Bunu daha önce kimse yapamadý ve ben
buna gerçekten yaklaþmaya niyetliyim.
Virgens’in de bunu yaptýðýný duymuþtum.
Evet, bununla ilgili bir sorunumuz
vardý ve gitarlarý çýkarmýþtýk.
Ben gitaristimi çýkaramam
çünkü o benim kardeþim.
Yapýmcýmýz olursanýz grup
adýmýz dýþýnda neredeyse herþey…
…istediðiniz gibi olacak.
Grup adýnýz ne?
“Pislik Yýðýnlarý”.
Bu gerçekten iyi bir seçim.
– Elbette öyle, doðal.
Bitirmek için altý ayýmýz var.
Ayrýca, tarihi olarak da bu
gerçekten doðru bir isim.
Sonra görüþürüz.
Bu bende olmayan kaçak kopya.
Lanet olsun Desmond,
bu nadir parçayý nereden buldun?
Ben þey…
Ona sen verdin deðil mi?
Ne demek bu?
– Bu sahneyi ikiniz ayarladýnýz.
Lanet olasýlar.
– Sen paranoyaksýn.
Üzgünüm Mary.
Desmond’u cuma günü akþam yemeðine
davet ettim. Sen de geliyorsun.
Unut gitsin. Senin hayatýn deðil.
Morgan Laboratuvar, yüzde 30′da tut.
Þu Melany kaltaðý beni mahvetti.
– Ne zamandýr birliktesiniz?
Dört gün.
– Acý çekiyor musun?
Hayatta kalmýþ son panda gibiyim.
Bu kadýn beni yerle bir etti.
Gözünü Tesco hisselerinden ayýrma.
Bakýyorlar. Yoksa yürütürler.
Dinle, çarþamba günü
bulduðum kýzý anlatayým sana.
Bir bacaðý alçýdaydý,
bu gördüðüm en azdýrýcý þeydi.
Beni pek fazla ilgilendirmiyor.
Üzgünüm. Karen, tanrýya
þükür, aramana sevindim.
Çok yalnýz hissediyorum þu an.
Hayat nasýl gidiyor?
– Harika,
Kocam hariç.
Sevdiðin biri var mý?
Ben bitmiþim, diðer herþey gibi.
Senin hayatýn nasýl?
Benim ki de…
Daha kaç kere söylememiz lazým…
…oðullarýmýzýn mezarýnda istenmediðini?
Cuma günü…
…bahsettiðin þu akþam yemeði.
Orada olacaðým.
Bisikleti sen…
Cheyenne ben Mary.
Bana uðrayabilir misin?
Tony ile ilgili haberden sonra
annemi akýl hastanesine götürdük.
Tanýdýk bir yüz görmek
ona iyi gelebilir.
Sadece kendi kendime soruyordum.
Sigara bile içmediðim halde tüm
bu kötülükler neden beni buldu?
Oðlum nerede?
Bunu kendine sorman gerek?
Herþey anlamsýz.
Ne yazýk ki oðlunun nerede olduðunu bilmiyorum.
– Gidip arayýn o zaman, hepiniz.
Üç ay sonsuzluk gibi.
Neden?
Herþey yolundaysa…
…neden birisi terkediyor o zaman?
Hiçbir þey demeden…
…bir mesaj bile býrakmadan.
Neden?
Sen hiç sigaraya baþlamadýn,
çünkü sen hep çocuk kaldýn.
Yalnýzca çocuklar sigaraya
karþý birþey hissetmez.
Tony de hiç sigara içmedi.
Tamam, hangi pozisyonu kullanman
gerektiðini merak ettiðini biliyorum.
Merak etmiyordum.
Senin farklý yöntemlerin var
iþte. Bilirsin deneyimlerin.
Bu kadar kadýný nasýl elde ediyorsun?
Eðer biraz düþünürsen…
…yakýþýklý deðilsin…
…zeki deðilsin…
…fazlasýyla çekingensin…
…benmerkezcisin…
…ve bir domuz kadar sevimlisin.
Öyleyse seni bu kadar özel yapan þey nedir?
– Özel mi?
Hiçbirþey ama diðer erkeklerde
olmayan iki þeye sahibim.
Meraklýyým ve bol zamaným var.
Þunu bilmelisin Cheyenne.
Kadýnlara çok zamanýmý
harcadým ve çok kandýrýldým.
Hala onlarýn çevresinde dolanýyorum.
Altý aydýr, eðer gerekiyorsa,
lanet olasý hergün.
Anlatabiliyor muyum? Ve artýk karþý
gelmezler çünkü tükenmiþlerdir, hayýr aslýnda…
…çünkü sonunda çok fazla ilgiyi hakettiklerini hiç
düþünmediklerinin farkýna varmalarýný saðlarým, bilirsin iþte.
Oldukça güzel.
Meraklýlýk ve þu bol zaman mý?
Merak, 6 ay boyunca ayný
þeyi yapmaný saðlayan ateþtir.
Þu ayaðý alçýdaki kýz arkadaþým
gelmeden önce ne dedi biliyor musun?
Bacaðýný uzatmýþ bunu benim
için imzalar mýsýn diyordu?
Böyle anlar daha iyi
hissetmeni saðlýyor.
Ne yapýyorsun? Kendimle
konuþmam hoþuna mý gidiyor?
Size Jane’in tv izlerken uyuya
kaldýðý için içtiði sigara ile…
…kanepedeki yastýðý yaktýðýný
anlattým mý?
Neyse ki zamanýnda farkettim ve…
…söndürmeyi baþarmýþtým?
Önemli bir noktayý atlýyorsun
Desmond, Neden gülmüyorsun?
Jane uzman bir itfaiyeci.
Desmond, yalnýz mý yaþýyorsun?
– Ben mi? Hayýr, hayýr.
Ailemle birlikte yaþýyorum ne yazýk ki.
Altý erkek kardeþim var.
– Hassi…, Altý mý?
Evet, altý. Lanet olasý, tembel ve
günboyu hiçbir iþ yapmayan altý kardeþ.
Bir süreliðine hepsi
birden kaybolsa iyi olurdu.
Üzgünüm, banyoya gitmem gerek.
Güzel davranýþ Desmond.
Ne yanlýþ yaptým?
– Hiçbir þey, kadýnlar her zaman banyoya gider.
Baþlangýçta kokain çektiklerini sanýrsýn, ama sonra
öðrenirsin ki diþlerinin arasýnda rahatsýzlýk veren…
…yemek artýklarýný çýkarmak
gibi daha birçok nedeni vardýr.
Bunlarý yaz Desmond, þu kesin ki Jeffery
biz kadýnlar hakkýnda herþeyi bilir.
Rozbif harika görünüyor Cheyenne, ama
ne yazýk ki ben ve Michelle et yemeyiz.
Michelle köpeðin adý.
Kahretsin.
En derin nokta ne kadar derin?
Ýki buçuk metre.
Köpeðinin sorunu ne?
Fikrim yok, herþeyiyle Jane ilgilenir.
Çalýþmýyorsun deðil mi? Cheyenne.
– Çalýþmak zorunda deðilim.
Kim çalýþmak ister ki?
Çocuðunuz var mý?
– Hayýr.
Neden yok?
– Rock yýldýzlarýnýn çocuklarý olmamasý gerekir.
Çünkü günü geldiðinde birer
çýlgýna dönüþebilirler.
Havunuzda niye hiç su yok?
Hiçbir fikrim yok.
Þimdiye kadar kimse doldurmadý.
Sen niye doldurmuyorsun?
– Þey, aslýnda…
…ben ve Jane burda Pelot oynarýz.
Pelot yüzmekten daha zevklidir.
Peki sen neden..
– Desmond! Seni benimle…
…röportaj yapman için davet
etmedim. Özür dilerim.
Mary ile hiç baþarýlý olamadým.
Ondan gerçekten hoþlanýyorum.
Ýþin sýrrý zamandýr Desmond.
Onunla gerektiði kadar vakit geçir.
Tek ihtiyacý biraz zaman.
Ondan sonra o hep yanýnda
olacaktýr, görürsün.
Sonuçta, yakýnlaþýp…
…kendilerini güvende hissederler.
Lütfen Mary’den asla vazgeçme Desmond!
Söz ver bana.
Sanýrým biraz depresyondayým.
Bir adamý depresyona
sokacak hiçbir þey yoktur.
Üstelik 35 yaþýndaki
karýsýyla birlikte olan adam…
…depresyonda olmaz.
Belki depresyonu can
sýkýntýsýyla karýþtýrýyorsun.
Babam yaþlýlýktan ölüyormuþ.
Hiçbir hastalýðý olmadýðý halde
ve ben 30 yýldýr uçaða binmedim.
Senin tek sorunun uçak korkusu deðil.
– Bu doðru.
Aslýnda ben ölmekten biraz korkuyorum.
Tesco hisseleri yükselmeden ölemezsin.
Ben yokken ne yapacaksýn?
– Her zaman ne yapýyorsam iþte.
Tai Chi yaparken dikkat et.
Jane, sana birþey sorabilir miyim?
– Tabi ki. Ne?
Mimarýn mutfaktaki o tezgahý
duvara yapmasýna neden izin verdin?
Çok aptalca, öyle olduðuna eminim.
– Çabuk geri dön, sensiz yapamam.
Bu doðru deðil, ama
bunu söylemen çok güzel.
Asýl sorun bunun son kez olmayýþý,
bir saat sonra devam ediyor.
Doðru.
– Kapatýcý olmadan da güzelsin.
Þaka yapmýyorum çok ciddiyim
– Polen kullanmayý denedin mi, daha uzun sürüyormuþ.
Hayýr, lenkom gibi gizleyici bir maddeye
ihtiyacýn var, bir saat sonra bile etkili.
Yoksa bir saat sonra suratýnda bir
plastik varmýþ gibi hissettiriyor.
Leke sorun deðil.
Gerçekten kalýcý olmasýný istiyorsanýz…
…öncelikle dudaðýnýza bir pudra
tabakasý sürmelisiniz, iþin sýrrý bu.
Sonra ruj tüm gün
dudaðýnýzda kalacaktýr.
– Merhaba kuzen.
– Merhaba Richard.
Geç kaldýn, Seni bu
kadar geciktiren neydi?
Bir dahakine bütün þehri ters
çevireceðiz. Þaka yapýyorum.
David, sana bir þey söylemem gerek.
Her ne kadar yýllardýr
birbirimizi görmemiþ olsak da.
Beni bir arkadaþýn olarak
gördüðüne inanmýyorum.
Neden görmeyeyim?
– Çünkü ortak hiçbir noktamýz yok.
Sende ayrýntýlarý kavrama yeteneði var.
Senin fikirlerin gerçeklik dolu…
…fikirlerinle insanlarý etkiliyorsun.
Seni fazlasýyla harika ve sýradýþý
buluyorlar, bu konuda haklýlar.
David Byrne bir sanatçýdýr.
Sen de çalarken ayný þeyi yapýyordun.
– Lanet olsun David lanet. Elbette öyleydim.
Ben kahrolasý bir rock yýldýzýydým.
Ve ben bu þarkýlarý yaptým
çünkü çok fazla öfke vardý.
Çuvalla para kazandým.
Sarsýntýlý gençlik için sarsýntý dolu þarkýlar. Bu
ikisi, çok daha fazla kýrýlgan geri kalan her þeyden.
Ve bu bir þeye neden oldu.
Þimdi haftada bir mezarlýða gidiyorum,
iþlediðim suçumla yüzleþebilmek için.
Bu hiçbir þeyi daha iyi yapmýyor
ve belki daha da kötüleþtiriyor.
Sonra karým bana neden
artýk çalmadýðýmý soruyor.
Sanýrým bir aptal olmalý.
Ama belki beni seviyor ve bence
bu yüzden bana göre daha aptal.
Ama hiç kimse kocasýnýn ne halt
yediðini bilmiyor, neye sebep olduðunu.
Ýþte bu David. Bu yüzden.
Cehennemden önce, hayatýmý
özetleyebilecek tek kelime…
…ahlaksýzlýk.
Güvenli bir geçiþ saðlamak
için, birlikte söyleyelim.
Bu kim? Bunun kim
olduðunu biliyor musun?
Onu herkes tanýr.
– Ben tanýmýyorum.
Bu Mordecai Midler.
– O kim?
Bir efsane.
Buradayým, bir saat içinde beni çaðýrýn.
Bekle, hala bir
anlaþmamýz var, deðil mi?
Ýþlem alaný hala elimde mevcut.
Ýyi vakit geçiriyor musun dostum?
Biz ölümün yüzü gibi görünürüz. Böyle bir
turist gezisinde yanlýþ yöne gidemezsin.
Ernie Ray, borsa aracýsý. Büyük
yatýrýmlar yapacaksan ihtiyacýn olabilirim.
Büyük yatýrýmlar yapan
birine mi benziyorum?
Kazanmasý çok zor olan paralar vardýr.
Þu anda deneyim konuþuyor dostum.
– Gerçekten büyük deneyim olmalý.
Sen iyi bir adamsýn.
Söylesene, Kaç yaþýndasýn,
Hiç bir fikrim yok da.
Tüm bu ruj ve boyanýn altýnda
görünebildiði kadar yaþlý bir adamým.
Ýyi bir adam olduðunu biliyordum.
Ama bir sýkýntýn var, benimle
tartýþmayacaðýný bildiðim için sormayacaðým.
Benim sorunum ne biliyor musun?
Hayýr, senin sorunun için
burada olduðumu sanmýyorum.
Bir saat önce patronum
beni çaðýrýp dedi ki…
…yarýn Londra’ya gidip
orada 1 ay kalacaksýn.
Bir þey dýþýnda bu sorun deðil ama Teksas’a
dönmek üzere aracýmla Newyork’taydým.
Araç karýma lazýmdý, bu aslýnda
pek de umrumda deðil ama.
Gerçek sorun þu ki þehirdeki otopark
ücreti bana bir servete mal olur.
Ýþte dostum benim sorunum bu.
Eðer yanýlmýyorsam, bu sorunu
çözebilecek þirketler var.
Hey, ben arabamý her önüme
gelen þirkete emanet etmem.
Güvenmiyorum.
O zaman bir çözümü yok.
– Evet bu doðru.
Hiçbir çözümü yok.
– Vasiyeti okudun mu?
– Baktým, benimle ilgili hiçbir þey söylememiþ.
Onun hakkýnda hiç
konuþmuyorsun, hala aynýsýn.
Karalamalara baktýn mý?
– Baktým ama bir bok anlamadým.
Onu bulmak için gereken
herþeyi yapýyordu.
Kimi bulmak için Richard?
Babamla 30 yýl boyunca hiç konuþmadým
onunla ilgili en önemli þey nedir bilmiyorum.
Sen Ýrlanda’ya gittikten sonra,
Tek yaptýðým þey Aloise
Lange’i bulabilmekti.
Onun Auschwitz’teki iþkencecisi.
Amerikadaki her deliðe baktýk.
Onu hiçbir zaman bulamadý.
Ama bir ara çok yaklaþtý bulmaya.
Amerikadaki karýsýný
bulacak kadar yakýn.
Defter Karalamalarý çok önemli.
Seni doðrudan Nazi suçlularýna
götürebilecek notlar.
Hepsi þimdiye kadar ölmemiþ midir?
– Hepsi deðil.
Ortalama ömür deðiþebilir.
Bu konuda ne yapmam gerekiyor?
Bunlarý Mordecai Midler’e ulaþtýrabilirsin.
700 Nazi suçlusunu enseleyen kiþidir kendisi.
Onunla 30 yýldýr neden konuþmadýn?
– Benden hoþlanmýyordu.
Elimde sizi Nazi savaþ suçlularýndan
birine ulaþtýrabilecek veriler var.
Adý Aloise Lange.
Diþler. Ýlgi alaným
diþlerdir sevgili evladým.
Naziler ölmeye baþladýklarýndan beri…
…iade edilemeyecek kadar yaþlanmýþ
oluyorlardý, ben diþleri ararým.
Yahudilere ait diþleri nereden aldýlar?
Tonlarca diþ.
Hala bir mahzendeler mi?
Ya da hala bazý kadýnlarýn boynunda
mý geziyorlar? Bunu bilmek istiyorum.
Diþleri arýyorum çünkü onlar bize ait.
Burada ters giden birþeyler var,
ne olduðunu bilmiyorum ama birþey.
Bunu senin gibi popüler birinin
ilgileneceði bir konu olmadýðýný biliyorum.
Senin hakkýnda baban çok þey söyledi.
– Aloise Lange’i araþtýracak mýsýn?
– Hayýr, Dediðim gibi ben diþleri ararým.
Ayný babana benziyorsun. Her
ikiniz de biraz bilgilisiniz.
Ýç güdülerim onun bu
bilgeliðinin temel özelliðinin…
…Nazileri yakalamak olduðunu söylüyor.
– Bu doðru.
Yalnýzlýk öfkenin oyun alanýdýr.
Baban çok fazla yalnýzdý.
Baban birçoðu olmasýna raðmen özellikle
bir kiþiye karþý aþýrý korku hissediyordu.
Aloise Lange’in kim olduðunu
biliyorum, o bir hiç.
Eklemek gerekirse, çoktan 95 yaþýna
gelmiþtir. yüzde 90 ihtimal ölmüþtür.
Onu hiç aradýnýz mý?
– O küçük bir balýktý sadece.
Biz köpek balýklarýný avladýk.
– Ah tabi tabi!
Sen daha büyük bir etki yaratýyorsun.
Ne demeye çalýþýyorsun?
Siz Nazi avcýlarýnýn bile gösteri
dünyasýnýn kurallarýna uyan…
…ve en yüksek þöhreti
arzulayan kiþiler olduðunuzu.
Þöhretine gizlenen birinin benimle
aptalý oynamasýna izin vermem.
Bazen hepimiz aptalý oynarýz.
– Öyle mi? Kendi adýna konuþ.
Nasýl giyindiðine bir bak.
Dinle evlat, Hayatýmý bu
pislikleri bulmaya harcýyorum.
Ben buna gösteri demem.
Hayatta kalan bir çok Yahudi bu
oyunu oynamýþtýr ama ben deðil.
79 yaþýndayým ama
hala 1940′da yaþýyorum.
Týpký senin baban gibi.
– Yahudilik adýna bir þey yapýyor musun?
– Hayýr.
Soykýrýmý biliyor musun?
– Herkesin bildiði kadar.
Ya babaný? Onu tanýyor muydun?
– Herkesin bildiði kadar.
Bu kadar lanet zamandýr nerede yaþadýn?
Köpeklerle aran nasýl?
Bir köpeðim var, onunla
karým ilgileniyor.
Ben benmkine bakýyorum.
ona “Kim” diyoruz.
Acayip öfkeli bir köpek, ama
öfkesini gösterme biçimi farklý.
Cep numaraný alabilir miyim?
Hiç cep telefonum olmadý.
Cehennemden önce, hayatýmý tek
bir kelime ile özetleyebilirdiniz…
…ahlaksýzlýk.
Bir çocuk gibi parlak
gökyüzüne göz dikerek bakardým.
Daha sonra kampta gördüðüm ayný gökyüzü…
…kara çizgilerle kaplanmýþtý.
Akrabalarýmýn dumanlarýyla.
Bu korkunç görünen hava bile…
…gökyüzünün güzelliðinin tadýný
çýkarmamý engelleyememiþti.
Bir diðer canavarca düþünce…
…diðer insanlarýn cehennem
hakkýndaki düþüncelerine benzerdi.
Baylar bayanlar, “Pislik Yýðýnlarý”.
Boþ odanýz var mý?
Tüm odalarýmýz boþ.
Merhaba Jane, nasýlsýn?
Tony’den haber var mý?
Hayýr, yorgun deðilim.
Yarým saat içinde gemiden sýkýldým.
Kim bilir, limandan ne kadar
zor olacaðýný tahmin edemezsin.
Richard iyi, Bir kaç
yamuk diþi olmasýna raðmen…
…çok yakýþýklý bir adam olmuþ.
Neden gülüyorsun?
Çok mükemmeller, ne kadar
mükemmel olduklarýna inanamazsýn.
Belki haklýsýn, belki
de ben kýskanç biriyim.
Bir hafta içinde evde olurum.
Hiç aþýrý sarhoþ oldun mu?
Býrakmaya karar vermelisin.
Dövmeleri sever misin?
Seninkilere bakarken kendi
kendime soruyordum. Bilmiyorum.
Henüz emin deðilim.
Para kazanmak için dövme yaparým.
Þu anda bu iyi bir iþ.
– Bu bir iþ deðil.
Bu bir sanat.
Farkettin mi artýk kimse çalýþmýyor…
…ve herkes sanatsal bir þeyler yapýyor?
Sen ne yapýyorsun?
Þu anda…
…üzgün bir erkek ve bir kýza…
…yardým etmeye çalýþýyorum…
…ve bu kolay bir iþ deðil. Tahminimce…
…bu üzüntü sýradan
üzüntü ile kýyaslanamaz.
Halama yardým ettim, O ve bir
arkadaþým birlikte. Ýkisi de engelli.
Bir berber, Ýyi bir kuaför.
Bu çok güzel.
Ýþi birlikte ayakta tutuyorlar.
Birbirlerinin deðerini biliyorlar.
Deðerini bilmek en güzeli.
Hayat güzel þeylerle dolu.
Doðru, ama en güzeli deðer bilmek.
Ya sen ne yapýyorsun bu
tanrýnýn bile uðramadýðý yerde?
Auschwitz’li bir Nazi suçlusunu arýyorum.
– Gerçekten mi?
Hepsi ölmedi mi onlarýn?
– Sanýrým öldüler, ama göründüðü kadarýyla hayatta olanlar var.
Onu bulduðunda ne yapacaksýn?
Beni öldürmek ister misin, tatlým?
– Hayýr bayan.
Bunu yapmayý neden isteyeyim?
Ben John Smith, Sizin
eski bir öðrencinizim.
Bu civardaydým ve…
…bir uðrayýp selam vermek iyi olur dedim.
Bu adý hatýrlamýyorum. Bu çok tuhaf çünkü
eski öðrencilerimin hepsinin adýný hatýrlarým.
Tabi lisedeyken…
…böyle giyinmezdim
veya makyajlý deðildim.
Peki þimdi neden böylesin?
Sen bir yetiþkinsin John!
Bu hoþuma gitmedi. bana
söz vermen gerekiyor.
Giyiminle ilgili sorunu çözmelisin.
Söz veriyorum.
– Asýl konu bu deðil.
Adýn bende hiçbir þey çaðrýþtýrmýyor.
Belki yaygýn bir isim olduðu içindir.
Jackie, öðrencimi sevdin mi?
– Tabi ki hayýr.
Jackie’nin korkunç bir huyu var.
Harika tarih derslerinizden gerçekten zevk alýrdým.
– Teþekkür ederim, tatlým.
Hatýrladýklarýmdan biri ki
gerçekten hatýrlamaya deðerdi…
…soykýrým hakkýndaydý.
– Soykýrým mý?
Bu çok tuhaf, böyle þeyler hep
yýla sonuna yakýn konulardý ve…
…biz hiç yetiþtiremezdik.
Bazen böyle konularý hep atlardým.
– Benim yýllarýmda deðil.
Çok dokunaklý olduðunu hatýrlarým.
Elbette…
…bu bir trajediydi. Çocuklar.
Hiç kimse çocuklara dokunmamalýydý.
Almanlar neden Yahudiler’in
kökünü kazýmaya karar verdi?
Korkarým bu milyon dolarlýk
bir çok sorudan sadece biri.
Ama bu konuda yazýlmýþ bir sürü
kitap var ve siz bir tarihçisiniz…
…yani hakkýnda iyice
bilgi verebilirsiniz.
Almanlar onlarýn paralarýný istiyordu.
Paralarý mý?
Ama bütün Yahudiler zengin deðildi ki!
– Hepsi bir þeylere sahipti.
Bu çay çok lezzetli.
– Hayýr,deðil,
Ben iyi çay yapamam.
Bir alýþkanlýk edinmek
isterdim ama bu hiç olmadý.
Kocanýz nasýl?
Kocam ne yazýk ki
öldü. On yýl önce öldü.
Üzgünüm peki çocuklarýnýz?
Nathan Asya’da yaþýyor.
Onu hiç görmüyorum.
– Bu çok yazýk.
Nathan çok karmaþýk biri.
Yakýnda torunum Rachel ile tanýþacaðýz.
Onu tanýmalyým.
Herkes bir savaþýn içinde.
Uslu dur Emily.
Geldiðim için çok memnunum,
ama artýk gitmeliyim.
John Smith!
Bu adý hiç hatýrlayamýyorum.
Er ya da geç hatýrlayacaksýnýz.
Ýyi geceler Emily.
Bir gezintiye ne dersin?
Lanet olsun, þimdi
kim olduðunu biliyorum.
Mick Jagger ile uzun
süre þarký söylediniz.
Onu tanýyorum, çok iyi þarký
söylüyor ve dans ediþini seviyorum.
Üzgünüm, çizburgeriniz çok fazla piþti.
Bu sizin için sorun mu?
Ne yazýk ki. Hayat iþte.
Sorunun ne olduðunu
biliyor musun? Rachel.
– Ne? Farkýna varmadan,
yaþ kaygýsý deriz…
…benim hayatým da yakýnda kötüleþecek
ve buna yaþ kaygýsý diyeceðiz.
Hayat iþte.
Hey adamým, üzgünüm, isteyerek olmadý.
Üzgünüm, gerçekten,
daha dikkatli olacaðýz.
Sorun, isteyerek olup olmamasý deðil,
sorun, masa tenisinin nasýl oynandýðý.
Sayý senin, bir dahaki sayýyý
alýrsan oyunu kazanacaksýn.
Baþlayabilirsin.
Ýstersen yarýn devam
edebiliriz, söylemen yeterli.
Bu adil deðil, dikkatim daðýlmýþtý.
Gençlerde dikkat sorunu
olduðu bilinen bir þey.
Bahþiþ býrakmayý unutma.
Hayýr, ben o tür kýzlardan deðilim.
Ben de o tür erkeklerden deðilim.
Sudan korkuyor.
Cesur bir çocuk. Bunu halledecektir.
Benim yaþýmdayken ne yapardýn?
Ayrýca müzik çalarken.
Eroin çekerdim.
Þýrýnga yapmaz mýydýn?
– Ýðneden korkarým.
Korku her defasýnda kurtarmýþtýr bizi.
– Her defasýnda.
Hayatýnda bir an seçmelisin…
…en az bir an…
…korkmayacaðýn.
Sen o aný seçtin mi?
Evet. Bu aný.
Babamla 30 yýl neden hiç
konuþmadýðýmý sana açýklayamam.
Karþýlýklý olarak küçük
görmeler olduðunu düþünmeliydim.
15 yaþýmdayken beni
sevmediðine karar verdim…
…çünkü þu an olduðu gibi o zaman
da gözlerime makyaj yapardým.
Çocukken…
…verdiðin bir karardan dönmen çok zordur.
Çok uzun süre bir
çocukmuþum gibi davrandým.
Ama þimdi farkýna
vardýðýmý biliyorum ki…
…gerçekte babalar yardým edebilir ve…
…çocuklarýný severler.
Hiç çocuðum yok ve…
…bu beni gerçekten mahvediyor.
Þimdi artýk çok geç
olduðunun farkýndayým.
Çok geç olmasý hiç olmamasýndan iyidir.
– Bu doðru deðil.
Çok geç her zaman çok geçtir.
Yakýnlarda bir hava üssü var.
Burada bir sürü asker var.
Dünyanýn en büyük þam
fýstýðý burada yetiþir.
Heykeli bile var.
Guinness Rekorlar Kitabý’nda bile var.
En küçüðü nerede yetiþiyor?
Þarký söyleyebilirim.
Kuþkum yok.
Çalmasýný bilmiyorum.
Bu doðru deðil, Annem bir
þarkýcý olduðunu söylüyor.
Mick Jagger’la bile söyledi.
Aslýnda Mick Jagger benimle
söyledi. Bu onun fikriydi.
Rock tarihi evimizde
yeniden ortaya çýkýyor Tommy.
Birþeyler çalabilir
misin? Sadece bir þarký.
Artýk çalmýyorum istesem bile
nasýl çalýndýðýný hatýrlayamýyorum.
Müzik öðretmenim bir kere
öðrendiðinde asla unutmazsýn diyor.
Belki sadece senden iyi
para kazanmaya çalýþýyordu.
Lütfen, sadece bir tane.
Ne çalmamý istersin?
– Arcade Fire’dan”Yerim Burasý Olmalý”.
Yanlýþýn var, “Yerim Burasý Olmalý”
Talking Heads’e ait.
Hayýr, Arcade Fire.
– Ýnan bana, karýþtýrýyorsun.
Yerim Burasý Olmalý, Talking Heads’e ait.
Arcade Fire sadece yeniden seslendirdi.
Ne yapýyorsun? Önce gitarýn
akort ayarýna bakmam gerek.
Özür dilerim.
Teþekkür ederim, seninle
çalmak bir zevkti.
Babanla aranýz nasýl?
Onu hiç görmesem de.
Hong Kong’da yaþýyor.
Amerika’ya asla geri dönmeyecek.
Ama benim ailemde de
karanlýk noktalar var.
Gerçekten mi?
– Herhalde herkesin vardýr.
Mesela babam.
Tüm aile üyeleriyle
baðlantýsýný kopardý yýllar önce.
Nedenini hiç bilemedim.
Ona binlerce kez sordum
ama hiç anlatmadý.
Aile büyüklerine sordun mu hiç?
– Hep geçiþtirmeli cevap verirler.
Bir keresinde ben 12 yaþýmdayken…
…büyükbabam bana hiç
unutamayacaðým bir þey anlattý.
Dedi ki, her ne olursa olsun anýlar
daima yaþamýnýn bir parçasý olacaktýr.
Bunu söylediðinde gözlerinin
yaþardýðýný gördüm.
Onunla hala görüþüyor musun?
– Hayýr, neredeyse hiç.
Çok uzakta yaþýyor.
Utah’ta küçük bir kasabada.
Huntsville’de.
Seninle seviþemem Rachel.
Ben evliyim.
Cehennemden önce evdeydim.
13 yaþýnda arka bahçede ilk öpücük.
Evin kokusunu içine çekiþ.
Kara bulutlar.
Gelecek fýrtýnanýn habercisi.
Bir çocuðun köþede
pencereye yakýn yataðý.
Ateþim çýktýðýnda üzerimdeki battaniye.
Can sýkýntýsý.
Ve sevinç titremeleri.
Kýsaca bu bir manevi samimiyetti.
Yeni bir ölüm türü yaratarak
manevi samimiyetin kaybolmasýna…
…asla tahammül edemeyiz.
Geri döndürülemez bir ölüm.
Ölmenin bir çok yolu vardýr.
En kötüsü…
…yaþamaya devam etmektir.
Tony ile ilgili bir þey duydun mu?
Ne yapýyorsun, kendini
bulmak gibi birþey mi?
Hayýr Jane, Kendimi bulmaya çalýþmýyorum
New Mexico’dayým, Hindistan’da deðil.
Eve ne zaman dönüyorsun?
Seni sonra ararým.
Sana mý aitti?
Hayýr Ernie Ray’e aitti.
Yakýn zamanda benzin doldurdun mu?
Yaklaþýk yarým saat önce.
Çok fazla doldurmuþsun.
Böyle durumlarda kendiliðinden
alev alma olabiliyor.
Bu olabilir.
Yaygýn bir durum deðil, ama olabilir.
Bu saatte olaðan dýþý þeyler
neden benim baþýma geliyor.
Ernie Ray bunun için ne der sence?
Fazla zeki biri deðilim, ama
ona ne dediklerini biliyorum.
Ne olduðunu biliyor musun?
Eski moda, Artýk insanlarýn
fazla aramadýðý bir þey.
Tek bir adý var:
GÜVEN.
Tekrar etmeme izin ver.
Güvenimi zedelersen…
…beni düþman listene ekle Cheyenne.
Çok vahþi bir þekilde tepki verebilirim.
Ne tür bir silah bakýyorsunuz?
Can yakacak bir þey.
– Sanýrým bunun için doðru yerdesin.
Sana bir model göstereyim.
Evet, tam olarak aradýðýn þey.
Tüm bun silah yýðýnýný boþver. Tüm
dünyada güçlü denebilecek tek silah.
Silahlar hakkýnda bir þey bilmem.
– Ben bilirim.
Bu silahla 75 metre uzaktan birini
büyük bir isabet oranýyla vurabilirsin.
Ve sana sadece öldürmenin
zevkini vermekle kalmaz…
…ayný zamanda öldürdüðün kiþiye raðmen
bir cezasýz kalma hakký da verir.
Ýnan bana cezasýz bir öldürme
için mükemmel bir alet.
Bu þey hayatýna farklý bir
bakýþ açýsý kazandýrabilir.
Eðer insana bu silahý alma lisansý veriyorsak
sadece tek bir þey arzuluyoruz demektir…
…gerçek bir canavar olmasýný.
Sen Cheyenne olabilir misin?
– Üzgünüm, ne?
Hayýr,sadece soruyorum.
Sen Cheyenne misin?
Hayýr, deðilim.
Sana katýlabilir miyim?
Elbette, oturun.
Yolculuk mu ediyorsunuz?
Yer ziyareti için geziyorum.
Aradaki fark nedir?
– Aradaki farkýn ne olduðunu bilmiyorum.
Yolculuk edenlerin hep
katiller olduðunu düþünmüþümdür.
Ben de ayný þeyi düþünürüm,
sýrt çantasýndaki ölüm.
Bu valiz gerçekten çok iyi bir model.
Mekanik ve depolama arasýnda
mükemmel bir dengeye sahip.
Çanta iþinde misin?
Bu konuya geleceðiz.
Ama önce söyle bakalým
benimle tanýþma nedenin nedir?
Ben bir Alman’ý arýyorum.
O zaman doðru yerdesin.
Almanlar seyahat için
genelde buraya gelirler.
Buraya gelmeyi severler,
onlara Alpleri anýmsattýðý için.
Sonra da evlerine döndüklerinde
Amerika’ya gittik derler.
Ben farklý bir Alman’a bakýyorum.
Burada Aloise Lange adýnda
yaþayan birini arýyorum.
Babamýn bir arkadaþýydý.
Onu ziyaret etmek isterdim.
Onu tanýyor musun?
Bu konuya geleceðiz.
Hatýrlýyor musun bir zamanlar
valizlerde tekerlek yoktu?
Hala onlarý taþýmak zorunda olduðumuz zamanlarda
omuzdan omuza atarak taþýmak zorundaydýk.
Herkes için çok aðýrdý bu.
Herkes her zaman bundan þikayetçiydi.
Ve bir gün biri çýktý…
…ve aslýnda bu sadece
bir kaç yýl önceydi.
Mükemmel bir fikirle valizlere
teker takýlmasýný saðladý ve…
…birden bire valizler artýk
hiç aðýr gelmemeye baþladý.
Ve ben her gün ayný
soruyu kendime soruyorum.
Neden daha önce birisi bunu düþünemedi?
Neden kendine her gün
ayný soruyu soruyorsun?
Çünkü o mükemmel fikrin
sahibi kiþi benim.
Þaka mý yapýyorsun?
Böyle bir þey yapmam.
Ben Robert Plath…
…Northwest Havayollarý’nda pilottum.
1988′de aklýma bir fikir geldi.
Garajýmda bunun denemesini yaptým…
…ve onun patentini aldým.
Ben buna baþarý demiyorum,
çünkü bu bir devrimdi.
Hunstville’de 150 kiþi yaþar ve bunlardan
yalnýzca birisinin Alman aksaný vardýr.
Çok zayýf biridir ama onun
adý Aloise Lange deðil.
Adý Peter Smith.
Kuzeydeki bir vadide
bir aðaç evde yaþýyor.
Benden daha yaþlý.
Sanýrým bundan daha fazla yaþlý.
Ve Peter Smith’ten
hoþlandýðýmý söyleyemem.
Geri dönmüyorsan bu sefer ki
sorun ne?
Desmond’la iliþkiyi yürütemedim.
Haklýsýn, erkekler hakkýnda
hiçbir þey bilmiyorum.
Nasýlsýn?
Geçen gece annem elimi tuttu…
…ve dedi ki, acý son durak deðil.
Anladýðým kadarýyla insanlar
bazen býrakýp gider demek istedi.
Erkek kardeþim gitti.
Sen de gittin.
Cheyenne beni duyuyor musun?
– Tamamen ýslandýk.
– Lanet olsun.
Özür dilerim, isteyerek yapmadým.
Buraya nasýl girdin?
– Sen benim kim olduðumu sanýyorsun?
Hayatýmýn büyük bölümünü,
dünyanýn her yerindeki otellerde…
…saklanan bu pislikleri
izlemeye harcadým.
Ve sen bana Utah’taki bir turist
pansiyonuna nasýl girdiðimi mi soruyorsun?
Burada olduðumu nereden biliyordun?
– Amerika küçük yer.
Baþta kolay olmadý, kiralýk
araba yok, cep telefonu yok.
Hiç ama hiç cep telefonum
olmadý, hiç olmadý.
Ne yapýyorum ben burda?
Tam bir baþ belasýsýn.
Biraz acý çeksem de yokluðun
gayet iyi hissettiriyordu.
Þimdi tekrar hissetmeye
baþlýyorum ayný acýyý.
Aloise Lange artýk
burda yaþamýyor. Kaçmýþ.
– Aloise Lange adýný artýk kullanmýyor.
– Þimdiki adý Peter Smith.
Hadi be! Þimdi de dedektif mi oldun?
Makyaj takýmýný al, burdan gidiyoruz.
Nereye gidiyoruz?
– Yaþamýn sonuna, tam olarak arkadaþýnýn olduðu yere?
Nereden biliyorsun yerini?
– Biliyorum çünkü benim adým Mordecai Midler.
Biliyorum çünkü bir adet telefonum
ve 1500 adet muhbirim var.
Telefonumu kaldýrýp numaramý çeviririm ve aradýðým
insanlarý bulurum. Eþyalarýný topla, iþemem gerek.
Hey Cheyenne, yardým et,
sanýrým bu kapý sýkýþtý.
Benimle kafa mý buluyorsun?
Hayýr hayýr. Bu lanet þey açýlmýyor.
Bana bir iyilik yap, resepsiyondaki adamý
getir buraya onun her kapýyý açan anahtarý var.
Mümkün deðil bu!
Binlerce Nazi suçlusunu takip edip
bulmuþ senin gibi bir dedektif…
…kendini tuvaletten
dýþarý çýkaramýyor mu?
Kesinlikle bu bir þaka.
Bu yaþtaki bir adama
bunu niye yapýyorsun?
Ne güzel bir hava.
Bu havada yolculuk yapmak…
– Yedi yaþýmda iken…
…babamýn kolundaki numaralarý gördüðümde,
babama ne olduklarýný sormuþtum. Dedi ki…
…unutkan biriyim ve bu
benim telefon numaram dedi.
Yahudilerin her zaman yanlýþ
numarayý arama nedeni bu.
Hayatýmýn büyük bölümünü
otel odalarýnda geçirdim.
Veya arabalarýn içinde konaklayarak.
Burada, Arjantin’de,
Brezilya’da ve Suriye’de.
Biliyor musun? Bu çok hoþuma gitmiþti.
Ve bir þey daha, Senin kadar
inanarak yapmýþtým bunu.
Çünkü inanmýþtým, Çünkü bu
yapmak gerçekten çekici gelirdi.
Haklýsýn, hoþuma gitti.
Evet, öyle olduðunu biliyorum.
Burasý kendimi çok iyi hissettiriyor, þu daðlar
tüm dünyaya barýþ götürmüþüm gibi hissettirdi.
Sýký bir kemer gibi hissettiriyor.
Silahý kullanabiliyor musun?
Lanet olsun silahýmý nereden biliyorsun?
Biliyorum çünkü…
…benim tüm hayatým savaþ dolu.
Asla sona ermeyecek.
Benzetme.
Hitler’in özel bir dairesi
vardý. 185 metre kare.
Ama mimarýna sürekli bunun
çok küçük olduðunu söylerdi.
Goering Hitler’inkiyle
ayný olan bir ev isterdi.
Himmler Goreingki’iyle
ayný olan bir ev isterdi.
Bormann Himmler’inkiyle
ayný olan bir ev isterdi.
Himmler Goering’in eviyle
ayný olan bir ev yaptýktan sonra…
…herkes birbirini taklit etti.
Herkes ama Yahudiler
kimseyi taklit etmedi.
Aþaðýlama.
Hayatta kalmak istiyorsanýz, sizi en çok
öldürmek isteyen kiþiyi tanýmak zorundaydýnýz.
Ben hayatta kaldým.
Baban beni öldürmek
için yýllarýný harcadý.
Þimdi de sen bunu devam ettiriyorsun.
1943 kýþýnda yanlýþ
bir þey yaptýðý sýrada…
…tam olarak hatýrlamýyorum ama, Alman
askerlerini onu parçalatmasý için…
…zorladýðýmý biliyorum.
Köpek ona hýrlamýþtý ve çok korkmuþtu.
Sonra pantolonuna iþedi.
Ve bu benim çok hoþuma gitmiþti.
Ýþte olan buydu.
Bu onun aþaðýlanýþýydý.
Auschwitz’in dehþetiyle
kýyaslarsan bu hiçbir þey deðildi.
Ama baban bunu hiç unutmadý.
Bana mektuplar yazdý.
Bana çok korkunç kelimeler yazdý…
…korkunç ifadeler.
Mektuplar karýma gitmiþti, ne zalim
bir kadýn ki o da bana göndermiþti.
Bu arada seni artýk hatýrlýyor.
Ama onun öðrencisi olduðun için deðil.
Babandan hep nefret ettim.
Bana olan takýntýsý yüzünden,
hayatýmý imkansýz hale getirdi.
Ama söylemem gerekir ki, beni
tümüyle tüketmeyi baþardý.
Ýntikamýn vazgeçilmez güzelliði.
Koca ömür bir aþaðýlanýþýn
intikamýný almaya harcandý.
Bunun adý inattýr.
Hem de en büyüðü.
Üç; Hýrsýzlýk.
küçük bir sýr, Sen on üç yaþýndayken
arka bahçede bir öpücük çalmýþtýn.
Kara bulutlar, gelecek
fýrtýnanýn habercisi…
…saatin týklamasý…
…annenin sýcacýk kucaðý…
…babanýn gülümsemesi ve þefkati…
…buðulu camdaki parmak izleri…
…pencerenin yanýndaki sandalye.
Sýcak bir battaniye, ateþin çýktýðýnda.
Parlak Ýskandinav gökyüzünde.
Herkesin, kesinlikle herkesin…
…gençlikleri onlardan çalýnmýþtý.
Herkesin,kesinlikle herkesin…
…hayat zevkleri onlardan çalýnmýþtý.
Dikenli tellerin diðer tarafýndan
biz de karlara bakmýþtýk.
Ve Tanrýya..
Tanrý þey gibi…
Tanrý…
Tanrý…
Boþver gitsin, artýk hatýrlayamýyorum.
Babamýn senden önce ölmüþ
olmasý hiç adil deðil.
Hasssiktir.
Burada doðru olmayan bir þey var.
Ne olduðunu tam olarak bilmiyorum.
Ama bir þey.
Dinle, sana bir þeyi
anlatmak zorundayým.
Baban seni severdi.
Nereden biliyorsun?
Bana söylediði buydu.
Bu doðru deðil, ama bunu söylemen güzel.
Kap bi tane.
Ve cehennem sýrasýnda.
Dikenli tellerin
ardýndan biz de bakmýþtýk.
Karlara baktýk.
ve Tanrýya. Ýþte Tanrý böyledir.
Sersem bir þekilde.
Çok güzel, tembel ve duraðandý.

Get Adobe Flash player

Comments are closed.